ÜLKÜCÜLER GERÇEKTEN TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİDİRLER?

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir denen insan müsveddesi demiş ki: “Türkler Kürtler bir arada yaşayamaz.” Ama doğru demiş. Aptal kürt bile anladı da, Osmanlı’nın 21. yüzyıl sürümleri olan, din üzerinden siyaset yaparak Atatürkçülüğe aykırı bir ideolojiyi benimseyen, lümpen ve devşirmeci bir milliyetçilik anlayışını savunan Mhp ve ülkücü denen soyları sopları, ruhları bozuk kanları veya ruhları bozuk olan devşirme güruhu anlayamadı. Çünkü anlamak işlerine ve kırık kanlarına gelmiyor!

Ülkücü denen bu din istismarcısı devşirmeci güruhun çokluk bir  kısmının Türk’e benzer bir tarafları yok. Bu güruhun taraftarlarının yarısından fazlasının, ne tipi Türk’e benzer, ne konuşması, ne yaşam tarzı, ne de giyim kuşam vesairesi. Bu devşirme yobazların tek bildikleri şey; kahpe, hain, nankör kürtleri Türklüğe yamamak ve onları din kardeşi yapmak. Bunu acaba neden yaparlar?

1- Kürtlerle kan bağları var. Enişteleri, yengeleri, yeğenleri, kuzenleri kısaca akrabaları kürt. Kürt denen çingenelerden bir farkı olmayan toplulukla akraba olup soysuzlaşmışlar. Kendilerinin kanları bozuk olduğu için de, kürt denen ilkel topluluğu sevmeyen bizler gibi katıksız Türklere, Ermeni, sabetaycı, dış güçlerin maşası vs. derler. Oysa ki; kendileri devşirme ve dönme olmalarının yanında, başbuğ dedikleri adama Abd tarafından görev verilmiş sonucunda da, kendi partileri ve teşkilatları Abd tarafından kurdurulmuştur. Bunu bilmezler veya bilmek işlerine gelmez.

2- Bozuk din anlayışı. Bu öyle bozuk bir din anlayışıdır ki, Türk soyundan olmamasına ve Türk’e düşman olmasına rağmen Müslüman gördükleri bir kürdün, kızlarını  karı olarak almasına göz yuman bir din anlayışı. Kızlarını bir Ermeni veyahut Yunanlı istese vermezler. Bunun tek bir sebebi vardır o da bozuk ve sapık din anlayışıdır. Oysa ki; bir Ermeni, bir Yunanlı veya bir kürt ırksal anlamda Türkler’e aynı yabancılıktadır. Bu bozuk din anlayışı er ya da geç yok edilmelidir ki, Anadolu topraklarında ülkücülerin ve Mhp’nin öncülüğünde Türk milleti melezleşip, soysuzlaşıp yok olarak, Türk ırkının yerine yeni bir Anadolu kavmi oluşmasın. Çünkü bu coğrafyayı ayakta tutan ve koruyan Türk kanı, Türk genleri ve Türklük ruhudur. Türklük yok olursa, Anadolu coğrafyası da ayaklarımızın altından kayıp gider. Bu bozuk din ve milliyetçilik anlayışı yok edilmelidir ki, Türk ırkının ve ülkenin bekası teminat altına alınabilsin.

3- Başbuğ, reis, başkan vs. dedikleri adamların onlara kötü örnek olmaları. Sözde başbuğ Türkeş, kendi kendisini başbuğ ilan ettirmiş ama o, gerçekten başbuğ olsaydı, öz kızlarını kürtlere ve İngilizler’e gelin edip kanının kırılmasına nasıl göz yummazdı! İmam böyle yaptıktan sonra cemaatin daha beterini yapması kaçınılmazdır. Bırakın başbuğluk sıfatına sahip olan bir adamın böyle bir soysuzluk yapmasını, cahil ama Türklük bilincine sahip olan sıradan bir Türk soylu bile, kızını farklı bir ırktan olan kişiye vermez.

Ülkü (Çapulcu) Ocaklarında ve Mhp bünyesinde “reis” konumunda olan adamlar da, Türk soylu bilinçsiz gençleri kandırmaktadırlar. Bu reis geçinen çapulcuların büyük bir kısmı soy itibarıyla Türk değildir. Türk olanları da, ruhsal anlamda Türk değildir. Çünkü, Türk-Arap sentezi denen sapık bir ideolojiyi benimsedikleri için, soysuz oğlu soysuz olmalarına rağmen aynı dinden gördükleri tüm aşağılık etnikleri Türk ve din kardeşi ilan ederek, bu soysuz etniklerin kahpeliklerine ve ihanetlerine karşı, Türk çocuklarının milli refleksleri köreltmektedirler.

4- Satılmış ve devşirme ülkücü fikir (!) adamlarının; Fiziksel, antropolojik, etnolojik, etimolojik, kültürel, tarihsel, töresel vb. açılardan Türkler’le hiç bir ortak noktası ve benzer bir yönü olmayan kürt denen aşağı ve ilkel topluluğun, çeşitli hikayeler uydurarak ve senaryolar yazarak zorla Türk soyundan yapılmaya çalışmaları.

Ülkücü yazar, çizer, siyasetçi vs. takımın, kürtleri Türk soyuna yamayabilmek için uydurdukları birkaç hikaye senaryo vardır.
Bu hikayeler ve senaryolar:

1- Elegeş Yazıtları Hikayesi: Ülkücü fikir(!) adamları derler ki, ikinci Elegeş Yazıtı’nın yani Alpurungu yazıtının, 8′inci satırında, “KÜRTLKN” kelimesi vardır ve bu kelimenin anlamı da Kürteli Hanı’dır! Oysa ki Orkun Abaçası’nı doğru okuyup anlayanlar, maksatsız ve nesnel olanlar çok iyi bilirler ki, bu kelime “Körtül Kan” olarak okunur; anlamı da “güçlü ve şiddetli han/kağan”dır. Bu yazıt, Alpurungu adlı bir Türk hakanının ölümünden sonra onun hatırası için dikilmiş bir yazıttır. Ve bu yazıtın ilgili bölümü şöyledir:

“Men; Körtül Kan Alp Urungu!
Sekiz dokuzdu ki yaşım,
Altınlı okluğumu belime bağladım.
Erdemli olduğu için Bey babam,
Urungu Külüg Tok Bögü Terken’e baş oldum,
İktidara eriştim.”
Buradan da anlaşılacağı üzere; “Men, körtül Kan Alpurungu!” cümlesi, bugünkü Türkçe’ye doğru ve maksatsız olarak çevrildiğinde, “Ben, güçlü han/kağan Alpurungu!” anlamına gelir.

Onlarca fikrini, kalemini satmayan Türk soylu Türkolog, antropolog ve tarihçi doğruyu görememişler de, bu çapulcu ülkücü fikir(!) adamları görmüşler! Bunlar nasıl Türk’türler ki, dünyanın aşağı ve adi topluluklarından biri olan kürtleri Türk soyuna yamamaya çalışıp dururlar!

2- Kürtlerin bir Oğuz boyu olduğu safsatası: Hangi boydan gelirlerse gelsinler, Acun’un dört bir köşesinde yaşayan Türkler, Fiziksel, antropolojik, etnolojik, etimolojik, kültürel, tarihsel, töresel vb. açılardan birbirlerine benzerler. Peki, kürtlerin hangi özellikleri, Türkler’e benzemektedir? Doligosefal kafatası yapıları mı, kapkara ve mat olan ten renkleri mi, yıkansalar bile çıkmayan pis kokuları mı, çirkinlikleri mi, bozuk kemik yapıları ve dış görünüşleri mi, yamuk bakan ve hainlik akan gözleri ve bakışlar mı? yoksa hain, nankör, kalleş, kahpe, onursuz, korkak ve sinsi oluşları mı? veyahut kızlarını senet sepetle, parayla ya da inek karşılığı 70 yaşındaki adamlara kuma olarak satmaları; ahlaksızlıkları, töresizlikleri, namus, gurur ve haysiyet yoksunu oluşları mı? Elbette, bu saydığımız harika (!) özelliklerin hiçbiri Türkler’de yok. Ama “kürtler’le herşeyimiz aynı” diyen kürt tohumu veled-i zinalarla, Osmanlı devşirmelerinin bugünkü uzantıları bunu böyle göstermeye çalışıp, Türklüğe hakaret etmeye devam etmektedirler.

Çapulcuzade ülkücüler kürtleri, Oğuz’un 24 boyundan biri olan, “Büğdüz” boyuna yamamaya çalışırlar. Örneğin, Aşık Sefai gibi ülkücü ozanlar da bu yanlış propagandaya alet olarak, Türk evlatlarını afyonlamaktadırlar. Aşık Sefai’nin, “Bu Hesap Sorulacak” adlı ezgisin de, kürtler için, “Oğuz size yar olmadı, Büğdüz idi adınız.” diye bir dize geçer.” Büğdüz”ün kelime anlamı; “herkese tevazu gösteren ve hizmet eden”dir. Yani, tam kürtlerin özellikleriyle ve nitelikleriyle örtüşebilecek bir boy! Oysa kürtler, egemenlikleri altında yaşadıkları tüm milletlere; kahpelik, hainlik ve nankörlük yaparak, parazitler gibi o milletlerin kanlarını emerek, üretmeyip, tüketirler ve onları devamlı arkalarından vururlar.

Vatansız Baydemir denen insan müsveddesinin dediklerini destekliyoruz. Er ya da geç kürtleri Türk topraklarından sürüp, bu cennet vatanı tam anlamıyla cennete dönüştüreceğiz. Böylelikle, bu medeniyetsiz yaratıklardan kız alıp verme yoluyla kanımızın kırılıp, üstün nitelikli genlerimizin yok olmasının önüne geçmenin ve asil Türk soyunun saflığını korumanın yanında, kürtlerin sebep oldukları; toplumsal, ekonomik, ahlaksal, kültürel vs. her türlü çöküntü ve sıkıntı kısaca bu ilkel ve hain topluluğun asil Türk ırkına her açıdan vermiş olduğu zararlar ve kötülükler bertaraf edilecektir.

Kürtlerden kurtulmanın ilk ve en önemli adımı, Mhp denen milliyetçi kisvesine bürünmüş ihanet partisinin ve ülkü ocakları denen şer ocaklarının yok edilmesidir. Bunu sağlamak için biz Türk soylu Türkçülere düşen görev; bıkmadan, usanmadan, yorulmadan İnternet’te veya gerçek yaşamda Türk soylulara Mhp’nin ve ülkücülerin sözde milliyetçiler olduğunu, onların Osmanlı ve hilafet hayaliyle yanıp tutuşan; Atatürk, cumhuriyet ve laiklik karşıtı olduklarını anlatmaktır. Sembolleri bile Osmanlı’nın “üç hilal”i olan bu ay yıldızlı al bayrak düşmanlarının gerçek yüzlerini şimdilik sadece biz gerçek Türkçüler görüyoruz. Türk milliyetçisi kisvesine bürünmüş bu şer odaklarının gizledikleri yüzlerini ,şimdilik İnternet ortamında günü geldiğinde de yazılı ve görsel basında bir bir anlatacağız. Bir gün, iktidar erkini eline geçirecek Türkçü bir lider, komutan vs. elbet bu şerefsizlerden bütün bu ihanetlerinin hesabını soracaktır!

Bunlar kendilerini milliyetçi sıfatını takıyorlar. Takmasına takıyorlar da, peki milliyetçiliğin hangi gereklerini yerine getiriyorlar.

Milliyetçiliğin gereklerini kısaca bir maddeleyip, bu çapulcuları öyle irdeleyelim.

1- Türk milliyetçisi olan bir Türk soylu, öncelikle soyunun saflığını koruma konusunda duyarlıdır. Yani, kanının kırılıp, soyunun bozulmaması için, yabancı etniklerle kız alış verişi yaparak kanının kırılmasının dolayısıyla melezleşip soysuzlaşmanın karşısında olur. Bir kişinin yabancılarla evlenip, kanını kırdırması kendi tasarrufundadır. Buna kimse karışamaz. Fakat, bunu yapan bir kişi, kendisinin milliyetçi olduğunu iddia ediyorsa, o kişi için düşünülüp söylenecek şeyler bellidir; tutarsız, bilinçsiz, sahtekar ve gayri samimi. Örnek: Söz konusu bu nsahtekar güruhun ruhani lideri: Türkeş.

2- Türk milliyetçisi olan bir Türk soylu, öz dilini yani Türkçe’yi koruma konusunda duyarlıdır. Peki milliyetçi olduklarını iddia eden ülkücülerin bu konuda duyarlı olup, ocaklarda verdikleri seminerlerde gençleri bu konuda duyarlı olmaları konusunda uyardıklarını bilen veya duyan var mı? Bu ülkücülerin Türkçe konusunda duyarlı olmadıklarını anlamak için fazla uzaklara gitmeye gerek yok. Ülkücü sitelerine, sesli ve yazılı sohbet odalarına girip bakmak yeterli olacaktır. Aldıkları rumuzların çoğu; ya İngilizce, ya Arapça ya da Farsça’dır. Hem de, yabancı dillerden olan rumuzlarının önüne ve arkasına “CcC” takarak. Verdikleri selam bile Arapça’dır: “Selamün Aleyküm!” Neymiş efendim, Allah’ın selamıymış! Yaradan sadece Arapça biliyor ya, sadece soysuz Arap’ın dilinin konuşulmasını emretmiş ya! Bunlar verdikleri selamın bile anlamını bilmezler. Bunlara: “selamün aleyküm” madem Allah’ın selamı oluyor, peki anlamı nedir diye sorduğunuzda alacağınız yanıt istisnasız şudur: Selamün aleyküm demek, Allah’ın selamı üzerinize olsun demektir. Biz de diyoruz ki, yok ya! sen daha selamlaşmada kullandığın cümlenin kelime anlamını bilmiyorsun. Selamün aleyküm demek; karşındaki kişiye barış, selamet, esenlik dilemektir; kısaca esenlemektir. Peki biz bu esenlemeyi Türkçe olarak “esenlikler” diyerek yaptığımızda -ki “esenlikler” kelimesini anlam itibarıyla “selamün aleyküm” kelimesine karşılık gelir- yaradan anlamıyor mu veyahut biz şimdi kafir mi oluyoruz? veya siz, Arapça selam alıp vermekle sevap kazanıp, gerçek Müslüman(!) mı olduğunuzu sanıyorsunuz?

Madem inanıyorsun, sadece o dini ve o dinin kitabının içeriğini alıp benimse; soysuz Arap’ın; dilini, kültürünü, töresini, yaşam tarzını değil. Müslüman olacaksan, Türk gibi Müslüman ol!
Mhp’li üst düzey yöneticilerin bile konuşmaları lümpen ağzıdır. Hanzolar ve magandalar gibi konuşurlar. İmam cemaat ilişkisi her konu için olduğu gibi bu konu için de geçerlidir.

3- Türk milliyetçisi olan bir Türk soylu Türk kültürüne ve töresine sahip çıkmakla kalmaz, bunları yaşamın her alanında ve anında yaşayıp, uygular. Oysa bugün, milliyetçi geçinen ülkücüler ve Mhp’liler, Türk kültürü ve töresine sahip çıkmadıkları gibi, yaşam tarzları da Türk kültürünün ve töresinin çok uzağındadır. Araplara dair önemli olan hangi gün varsa hiç unutmadıkları gibi o günleri huşu içerisinde kutlamayı da hiç ihmal etmezler. Gelin görün ki, Türk’e özgü olan önemli günler ve bayramlar umurlarında değildir. Örneğin, Ergenekon/Nevruz bayramını, 29 Ekim, 23 Nisan, 30 Ağustos, vb. Türkleri için önemli olan günleri ve milli bayramları hatırlamadıkları gibi, bu önemli günleri ve bayramları etkinlikler yaparak kutlamazlar. Ayrıca onlar için 10 Kasım değil, 4 Nisan önemlidir! Bunların yüzünden, Türk bayramı olan Nevruz’a kürtler sahip çıktı.

Ülkücüler her fırsatta, “Biz Osmanlı Torunuyuz!” diyerek Osmanlı’ya sahip çıkarlar ama sahip çıktıları sadece, Osmanlı’nın Türklüğe, Türk kültürüne ve diline karşı yaptığı ihanetler, yanlışlar ve Türklüğün doğasına aykırı olan ümmetçi-devşirmeci bozuk anlayışı ve izlediği siyasettir.

Bizler de bu güruha soruyoruz: Sizler madem Osmanlı torunlarısınız, o halde ecdadınızın güzel taraflarına veya kültürüne neden sahip çıkmazsınız? Mesela, neden hiç “Türk Sanat Müziği” dinlemezsiniz de, sadece ve hep; arabesk, kıro müziği ve ülkücü ozan denen çapulcuların sadece ülkücü cemaate hitap eden ve onlar için “özgün” olsun diye yaptıkları mide bulandırıcı ve kalitesiz şarkılarını dinlersiniz? Yoksa, Türk Sanat Müziği’nin adında “Türk” kelimesi geçtiği için içinizdeki devşirmeler alınmasın diye mi, yoksa bu müziğin kalitesinin ve derinliğinin sizi kastığı için mi?

Bunlara ek olarak, ülkücüler “cumhuriyet dönemini” çağrıştırdığı ve Türklüğü ifade ettiği için, 10′yıl Marşı, 50. yıl Marşı, Harbiye Marşı vb. Türklük kokan ve Türk’ü ifade eden marşları sevmezler ve dinlemezler. Onlar marş olarak sadece, mehter marşlarını ve çapulcu ozanlarının Türklüğü ifade etmeyen kalitesiz ve anlamsız ezgilerini severler ve dinlerler.
Kendisine Türk milliyetçisi sıfatını takan bir adam, sadece Müslüman olan atalarına ve onların kültürüne, tarihine değil, İslamiyet’ten önceki Türk tarihine, kültürüne ve Kamcıl olan atalarına da sahip çıkar ve onları benimser.

Türk soylu ve gerçek anlamda Türk milliyetçisi olan bir kişi, atalarının dinine saçmalık demez ve atalarının kültürüne küfretmez. Bilinçli bir Türk milliyetçisi; kurşun döktürmesine, nazardan sakınmak için nazar boncuğu takmasına, ölüsünün ardından helva ve lokma döktürmesine, mezarlara ve yatırlara çaput bağlamasına rağmen atalarının eski dinleri olan Kamcıllığı/Şamanizm’i inkar edip, mevlidin yani dinsel törenlerin ezgiler eşliğinde yapılmasının, Türkler’le birlikte İslamiyet’e girdiğinden habersiz olmaz.

Hülasa; siz ülkücülerden Türk milliyetçisi falan olmaz. Milliyetsiz kürtlerden millet olursa, sizlerden de Türk milliyetçisi olur.

Kürtlere laf ettirmeyen, soyca Türk olsa da PİÇTİR, Türk değil! Ne Türkeş’in “ÜÇ HİLALCİ” kürt sever devşirmeleri ne de Hitler’in Alman hayranı “SS”ci melezleri; işte Atatürk’ün, Atsız’ın Bozkurtçu gerçek Türkçüleri >>> www.atsizcilar.com

ATSIZCILAR

Published in: on Ağustos 11, 2009 at 7:28 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://alparslanturkeskimdir.wordpress.com/2009/08/11/ulkuculer-gercekten-turk-milliyetcisi-midirler/trackback/

%d blogcu bunu beğendi: